3 Ekim 2009 Cumartesi

22 eylül’e


gitti kırlangıçlar
güneşi yanlarına katıp
gitti gülümseyen yüz
soldu tebessüm
artık, boş bir sessizlik
ruhumun sokakları

bir rüzgâr kaldı kuzeyden
benliğimi örseleyen!

ikiye ayıran deniz
bana benzer
gökyüzünü saran
bulut ormanı
ve ardımda kalan gün
doğum…

25 eylül 2009, çengelköy

2 Ekim 2009 Cuma

saksağan'a prelüt


öten anka kuşum
saksağanım!..
baktım gözlerine, mahmur
geçti eylül!..

uyanamadım, uyanamadım!
yastığıma sinen kokundan
kıyılarımı döven suyundan
derin uykumdan…

30 eylül 2009, çengelköy

9 Eylül 2009 Çarşamba

öğreniriz ya!


bu günlerde fakültenin bölüme girebilecek öğrencilerle sözlü görüşmeler yapıyoruz. benim için hayli yorucu ve bir o kadar da üzücü geçen bir mülakat. bu durum etki olarak ruhumda bir hafta süreyle onarılması güç yaralar açıyor. gencecik insanların gelecekleri yaklaşık yirmi dakikalık görüşmelerle belirleniyor, hata yapma olasılığımızın hayli yüksek olduğu bir durum ama elimden de bir şey gelmiyor malesef. böyle bir görüşmede karşımıza oturan ve ankara'dan gelen bir gencin sorularımız karşısında verdiği yanıta bir nazire, bu çizim... üzücü mü ya da komik mi bilemiyorum!..